Hizbulvahşet Elkaide Tahşiyeciler amaçları

Hizbulvahşet Elkaide Tahşiyeciler amaçları
drmavi tarafından gönderilen video

http://kurannuru.wordpress.com/

http://www.youtube.com/celisuenis

http://www.dailymotion.com/samanyoluhaber

About these ads

~ tarafından dersaadet Nisan 8, 2009.

58 Yanıt to “Hizbulvahşet Elkaide Tahşiyeciler amaçları”

  1. Çağdaş Belam döktürmüş yine!

    Ya Kahhar Ya Muntakim!

  2. keser döner sap döner efendi!

    Ya Allah!

  3. bu dini bu hale getiren seni gibi yarım alimlerdirki ne tam halimki hakikati soylesin o kadarda cahildirki kendi cahilliginin farkında degıldır

  4. len çakkal bilmedigin tanımadıgın insanlar hakkında neden kafadan yorum yapıp pftira edip mason siyonşstlerle aynı safta yer alıyorsun . yazık ilminden utan .fasıkların haberlerıne ıtımad edıp ınanan onlardandır . senı allaha hevale edıyoruz.

  5. Allah Hakkı Hak Edecektir elbet
    o zaman kafir dostlarının kendilerini savunacakları bir şey kalmayacaktır.

  6. hiç olmazsa müslümana buğz edip kafiri dost edinmiyorlar…
    müslüman çocukları ölürken hakkettiler, yahudi çocukları ölürken vicdanım sızladı demiyorlar…
    ne diyeyim mahkeme i kübraya havale ediyoruz.

  7. el kaide türkiyede ne iş varmış senin amerikada papazların kucağında ne işin var hizbullah a laf atacak kadar keliten gelişmemiş alçak şerefsiz sen papaların kucağında cıa korumasında kalıyorsun bu kadar islam ülkeleri ni işgal ederken amerika köpeklerinin yanında ne işin var şerefsiz cvp ver sen adileşmişsin şerefsiz allah belanı verecek inş timsah gözyaşınla bakalım ne kadar kalacaksın puşt

  8. lan şerefsiz alçak atıyosun yine yahudi hahamlarla nasıl gidi işler iimi çakal

  9. asrın pavlusu (bolis)

  10. Hoca efendi ye bu kadar ağır sözler söylemek çok yanlış .dinimizin ehli kıble tekfir edilmez dediği ni unutmayalım çağdaş belam lafı tehlikeli bumerang gibi muhatap bulama ise sözün sahibine çarpar cerbeze etmeye de hiç niyetim yok

  11. Bu adamın yolundan gidenler cehennemde soluklanır !

  12. Ağzın çok laf etmiş ama birşey söyleyememişsin.
    İşbirlikçisin,diyalogcusun,beş para etmezin tekisin.
    Sen ve adamların çok kısa bir zaman sonra zülfikarın ucuna asılacaksınız.

  13. seni ALLAH’a havale ediyoruz.İZNİ İLAHİ ile fethullah ve onun gibileri kılıçtan geçecek..

  14. kendisi bel’am ibn-i baura nın şu anki temsilcisi hükmündedir.

  15. hiç olmazsa senin gibi müslümanlara bugz etmiyorlar

  16. ve ihbar neticesini verdi 22 0cak 2010 da yapılan operasiyonla emniyet içerisindeki gurup TAHŞİYE YAYIN EVİ SAHİBİ VE ÇOK SAYIDAKİ SALİH MÜSLÜNANI GÖZALTINA ALDI.

  17. ne yazıkki korkunun ecele faydası yok.o ne kadar ihbar ederse etsin.Hiç şüphesiz bütün bunlar olması gereken şeylerdir.ALLAH’ın izniyle bütün bunların hepsi kırılacak uzakta değil yakında kırılacak…

  18. Hoca efendi ye bu kadar ağır sözler söylemek çok yanlış .dinimizin ehli kıble tekfir edilmez dediği ni unutmayalım çağdaş belam lafı tehlikeli bumerang gibi muhatap bulama ise sözün sahibine çarpar cerbeze etmeye de hiç niyetim yok (sen ne yalaka bi adamsın lan şerefsiz sende amerikaya hocanın yanına git pislik)

  19. şu lanetlenmiş insana hoca efendi diyen akıllara şaşayım.Allahın ordusunu vahşet olarak gören müslümanın aklına şaşayım!Tahşiyecilere taş atan şahısın elbet kalemi kırılacaktır! az kaldı çok az!

  20. DİYALOGLA HİRİSTİYANLAŞANLAR

    İki ilginç olay ve Hoşgörü’nün sonucu

    “Profesörün sıkıntısı yüzüne yansımıştı. Diğer profesör arkadaşına; “Bir gün kızımın karşıma geçip, ‘Baba, ben Hıristiyan oldum’ diyeceği 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi” dedi.

    Üstelik kızı İmam Hatip mezunuydu.

    Profesör arkadaşından, kızıyla konuşup ikna etmesini istedi.

    Kıza ilk soru, “Neden Hıristiyan olduğu?” sorusuydu.

    Kızın cevabı, Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü söylemiyle birebir örtüşüyordu. Kızcağız, tıpkı diyalogcular gibi, “Hıristiyanlar da cennete girecek diyen sizsiniz. Lâ ilâhe illallah diyen herkesin mutlaka cennete gireceğini söylüyorsunuz” dedikten sonra, “O zaman niye Hıristiyan olmayayım? Hıristiyanlık, İslâma göre çok daha kolay bir din. Başörtü mecburiyeti yok, 5 vakit namaz zorunluluğu yok. Haftada bir kiliseye gitmek yeterli. Sonunda cennete gireceksem neden kolay olanını tercih etmeyeyim.”

    Yakın zamanda yaşanmış bu olaydan, Tempo’nun son sayısında Ankara Presbiteryen Kilisesi Başpapazı ile yapılmış ilginç bir röportaja geçelim.

    Başpapaz Yavuz (Kapusuz) Bey, Hıristiyanlığa dönüş hikâyesini anlatırken ilginç şeyler söylüyor.

    Önce ateistmiş Yavuz Bey. Sonra Fethullah Hoca cemaati ile tanışıp Nurcu oluyor. Bir süre sonra Fethullah Hoca cemaatine yakın bir başka gruba giriyor. (Bu grubun ismini vermiyor)

    Grubun liderinin Hz. İsa ile ilgili söyledikleri dikkatini çekiyor. Kendi kendine Hz. İsa’yı araştırmaya başlıyor. Bu arada Turgut Üçal’la tanışıyor. Turgut Üçal da İstanbul Presbiteryen Kilisesi Başpastoru.

    İlginçtir. O da Fethullah Hoca cemaatinden ayrılıp Hıristiyan olanlardan.

    Nihayetinde, Yavuz Bey de, ateistlikten Nurculuğa, Nurculuktan başpapazlığa geçiş yapıyor.

    Bu iki ilginç olay, belki iyi niyetle yapılan Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü’nün sonuçlarını göstermek açısından dikkat çekicidir. Ama sizce de, “Amantü’de birleşmekten, İbrahim’in dininde buluşmaktan” bahseden ve “Yok aslında birbirimizden farkımız” diyen Diyalog ve Hoşgörü söyleminde bir tuhaflık yok mu?”

    Değerli okuyucular, bu yazı bana ait değil; 29 Mart Salı 2005 tarihli Millî Gazete’den, Mustafa Kurtaş ile Mustafa Yılmaz’ın köşesinden iktibas edildi. Köşede bir de fotoğraf var. Resimaltı yazısı şöyle: Ateistti Nurcu oldu; şimdi başpastor… (Pastor, kilise ayini yöneten papaz demek)

    1.7.2004′te, benzer bir hadiseyi ben de yazmıştım. Şiddetli tepkiler geldi. “Buyrun canlı şahidiyle isbat edeyim” dediğim halde, tek kişi bunun isbatını isteyememişti. Neyse geldi geçti.

    İki hafta önce, bazı yazarlarla Tahşiye Yayınları’nın yemeğindeydik. Yukarıdaki yazıdan o toplantıda bahsedildi. Merak ettim. Değerli Burhan Bozgeyik Bey lütfedip gönderdi. Ben de siz okuyucularımızla paylaşmış oldum.

    Tahşiye Yayınları, dinin 4 temeli olan Kitap (Kur’an), Sünnet, İcma ve Kıyas’ı eserlerinde esas alıyor. Ayrıca, Risâle-i Nur külliyatının en mühim eserlerini şerh ediyor/izah ve açıklamasını yapıyor. Risâle-i Nurlarda kullanılan kelimelerin zamanımızda ağır geldiği malûm. Bu eserlere alâka duyanlar, Tahşiye Yayınları’ndan çıkan eserleri, bilhassa El-Cihad’ı okumalılar. Tel: 0212/643 83 27

    Risâle-i Nurlar paravan yapılarak, inançtan sapmaya götürücü hareket ve sözlerin yaygınlaştırılmak istendiği bir zamanda, yine Risâle-i Nurlardan cevaplar yetiştirmek güzel bir üslûp. Rahle Yayınları, 85 sahifelik Rumûzü’l-Kur’an’da işte bunu yapmış.

    Yayınevi mensupları, “Bazıları, Risâle-i Nurları okuyanların zihinlerini bulandırmak için, Üstad’ın bazı cümlelerine kast-ı mahsusla yanlış mânâlar vermişlerdir” diyor ve bu zararları ortadan kaldırmak için 4 ciltlik Reddü’l-Evham serisini hazırladıklarını ifade ediyorlar. Bu takdirde, bu eserleri herkesten önce Risâle-i Nur mensuplarının okumasında fayda var diye düşünüyorum. Bu eserler de yukarıdaki numaradan istenebilir.

    Ali Eren
    Vakit Gazetesi – 23 Haziran 2005

    islamideveltnasibicennet

  21. BU AÇIKLAMADAN 5-6 AY SONRA DEDIKLERININ HEPSİ ÇIKTI ACABA NERDEN BILIYODU

  22. Fethullah Gülen geçenlerde, her sene depreşen korkusunu dile getirdi.Bu konuşmasının bir

    yerinde şöyle bir ifade geçti. `Yarın TAHŞİYE diye bir şey icat

    edebilirler, Allah korusun. Kitap okuyan Müslümanlarla, okudukları kitaplarla

    ayakta durmaya çalışanların içine adam sokmaya çalışabilirler. Kitapların

    sahibi zatın posterlerini evlerine asabilirler. Ellerine de Kalaşnikofları

    verirler. İki yerde eylem yaptırıp, `demek ki fırsat bulunca bunlar da silaha

    sarılabilir` derler. Çuvaldızı bile olmayan insanlara terörist damgası vurmak

    isteyebilirler.`

    Pek

    çok kimse bunu sadece okuyup geçti. Hiç kimse de neden TAHŞİYE ismine vurgu

    yapıldı demedi. Çünkü kimse Tahşiye`yi tanımıyor. Alelade bir isim türünden

    zikrettiler. Oysa Fethullah G. Orada Tahşiye`yi kasıtlı olarak zikretti.

    Bahse

    konu olan kelime bir cemaatin yayınevidir. Tahşiye yayınları olarak bilinir.El

    Hac Muhammed Ali Doğan isimli (Molla Muhammed Muşî olarak da tanınır.)

    önderliğinde varlıklarını sürdürmektedirler.Cemaat müntesibi çok azdır. Kendisi

    bildiğim kadarıyla Muş`ta ikamet etmektedir. Birkaç müridiyle tanışıklığımız

    vardır. Kendileri Muhammed Ali Doğan`ın Bediüzzaman`ın talebelerinden

    Hulusi`nin tavsiye ettiğini söylemekteler. Muhammed Ali Doğan`ın pek çok risale

    şerhleri çıkmıştır. Kendisi birileri gibi piyasa önünde şov yapıp ona buna

    hoşgörü dağıtan birisi değildir. Üstadın talebesi olmakla övünen ama onunla

    zerre alakası olmayan Abdulkadir Badıllı gibi ona buna sataşan birisi de

    değildir. Zaten internette bakarsanız Muhammed Ali Doğan`a yazılan tek

    reddiyenin de onu bunu çekiştirmekten, ona buna iftira atmaktan başka bir şey

    yapmayan Abdulkadir Badıllı`ya ait olması da dikkati çeken bir husustur.

    Abdulkadir Badıllı`nın reddiyesindeki komediye sonra gerek olursa değiniriz.

    Peki

    FG ve Abdulkadir Badıllı neden bu Tahşiye`ye karşılar? Buna verilecek çok cevap

    var. Bunlardan ikisini size yazayım da FG`nin neden Tahşiye ismini zikrettiğini

    anlayasınız. Tahşiye yayınları Reddül Evham yani şüphelerin giderilmesi adına

    bir takım kitaplar çıkarıyorlar.

    Bu

    kitaplarda en sert eleştiri FG`nin misyonunu üstlendiği Dinler Arası Diyalog

    konusunda yapılıyor. Dinler Arası Diyalog`un olmadığını Kuran`dan Hadis`ten ve

    hatta risalelerden delillerle ispatlıyorlar. Zaten son günlerde FG cemaati Dinler

    Arası Diyalog tabirini kullanamıyor. Ömer Öngüt, Haydar Baş, Mahmut

    Ustaosmanoğlu, Cübbeli Ahmet gibi isimler diyalog konusunda kitaplar

    bastırdılar ve hatta dinden kaymaya sebep olacağını dile getirdiler. Bu

    sebepten malum cemaat yazılan reddiyelerin sertliği ve ilmiliği karşılığında

    kendilerini savunamadılar ve tırsarak isim değiştirdiler, kavramı değiştirip medeniyetler

    arası diyalog şeklinde sunmaya başladılar. Anlayacağınız birinci sebep bu.

    Dinler Arası Diyalog`a karşı olan Tahşiye, kitapları maliyetine satarak

    milletin bu konuda bilinçlenmesini sağladılar. O sebepten bu husumet var ki

    isim zikredildi.

    Tahşiye

    yayınları Bediüzzaman`ın ahir zaman Mehdi“si olmadığını, ahir zaman

    Mehdi`sinin daha gelmediğini, onu beklemek gerektiğini vurgularken Badıllı ve

    avanesi kendilerine Mehdi“nin hizmetçileri payesini sunabilmek için Bediüzzaman`ı

    Mehdi olarak sunma derdine düşmüşlerdir. FG cemaatinin de bundan geri kalır

    yanı yoktur. Açıkça dile getirmezler ama onlar da bu düşüncededirler. Bu

    sebepten de karşıdırlar.

    Tahşiye

    isminin dile getirilmesinde bu iki sebep çok önemlidir. İşlerine geldiği zaman

    Risale-i Nur şakirtleri kardeştir derler ama gördüğünüz gibi işlerine gelmeyen

    isimler oldu mu kardeşlik, gıybet gibi mevzular unutuluverir. Muhammed Ali

    Doğan gibi dini ilimlerle uğraşmaktan

    başka bir gayesi olmayan birine silahlı eylem yaptırabilirler gibi itham etmek

    hoşgörüden bahsedip ondan nasipsizlere yakışan bir davranıştır. M.Ali Doğan ne

    derin devletin adamıdır, ne mehdilik iddiasındadır, ne de müridlerini silahlı

    eyleme teşvik edecek kadar bağnazdır.

    Şunu

    da söylemeden edemeyeceğim. Son zamanlarda Zaman Gazetesi Hizbullahcı eylemleri

    dilinden düşürmüyor Doğuda Hizbullah çok kanlı eylemlere imza atmıştı. Yıllar

    önce bitirilmesine rağmen Zaman neden bunu üstelemeye çalışıyor. Hizbullah`ın

    yerine gelmiş ama onun metotlarıyla alakası olmadığını açıkça beyan eden bir

    Mustazaf Der var. Hizbullah ile ilgili pek çok konuda Zaman Gazetesine tekzip gönderdikleri halde Zaman Gazetesi yayınlamadı. Doğuda FG cemaatine diyalog meselesinden bir de bu tekzip meselesinden açık bir şekilde karşı çıkıyorlar. Doğuda

    hakimiyeti ele geçirip Mustazaf Der`in gücünü elinden almak isteyen cemaat o

    yüzden şimdi pişirip Hizbullah haberlerini piyasaya koyuyor.

    Bundan

    sonra sıra Cübbeli,Haydar Baş ve Ömer Öngüt olacaktır. Bu kimseleri ya bir

    şiddet eylemiyle ya da Ergenekon meselesiyle ilişkilendirmezlerse hiç şaşırmayın.

    Tahşiye ve Mustazaf-Der de bunu gördük çünkü.

  23. Pis münafık,masken düştü.İsrail’in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır” diyen FETHULLAH GÜLENE KARŞI ŞUNLARI DEYİNİZ;

    Peygamber Efendimiz Hira’dan inmek için Ebu Cehil’den izin almadı deyiniz.
    Hayber’i fethederken yahudiden izin almadı deyiniz.
    Hz. Ömer Kudus’e girerken izin almadı deyiniz…. Devamını Gör
    ……
    Selahattin Eyyübi Haçlılarla savaşırken haçlılardan izin almadı deyiniz.
    Fatih İstanbul’u fethederken Bizans’tan izin almadı deyiniz.

    İstiklal Harbini yapanlar Yunanlıları kovmak için Yunanlılardan izin almadı deyiniz.
    Üstad Sait Nursi otoriteye itaat etse davasından vazgeçerdi deyiniz.

    Nuh’un gemisindekileri ağlattın,vicdanları kanattın, insanlığın vicdanına yol alanları üzdün deyiniz.
    Düşmandan izin alınmaz ancak haddi bildirilir deyiniz
    17 saat önce ·

  24. Bu mürtet fetullahın pisliklerini muritleri temizlemeye çalışıyor.Bunasıl müslümanlık nasıl ALLAH Peygamber inancı..binsefer dinden çıktı hala sahip çıkıyorlar.Bunlar ahmak ahmakların yeride İNŞALLAH CEHENNEM.körükörüne bu münafığa inanıyorlar.Fetullah ALLAH,I açık açık inkar etmedikçe bu ahmaklar gerçeği göremez..Cehennemde hepsine yer var..ALLAHU EKBER

  25. yazıklar olsun… yazıklar olsun… yazıklar olsun… ŞUNU HERKES BİLSİNKİ 5.ŞUANIN 7.MESELESİ SENİ İŞARET EDİYOR… BUNU SENDE İYİ BİLİYORSUN… yazıkki senin gerçek yüzünü bilmeden sana hizmet edip perişan olacak insanlar pek çok… SAYIN OKUYUCULAR; size bir kitap tavsiye edeyim, BİR İNGİLİZ CASUSUN İTİRAFLARI diye bir kitap var… Ve bu casus 40 yıl Ülkemizde İMAMLIK yapmış, ve yakalandıktan sonrada cemaate haber göndermiş namazlarınızı kaza edin demiş… Uyanın artık Fetullah Gülen hakkaten güvenilecek biri değil, bu ülkeyede dönmesini beklemeyin, çünkü zaten işin başında merkezinde oturmuş idare ediyor bizim bu güzel vatanımızı… ALLAH bu güzel memleketimiz böylelerinden arındırsın… Hocaefendi inşallah bunları okursun, gerçi okusan ne yazar…

  26. hak geldi batıl zail oldu hakikati her asırda zuhur etmistir.musa(as)-fravn u lain gibi.en nihayet kuran da ben nurumu istemeselerde tamamlacagım vaadi haktır olacaktır süphesi dahi küfürdür o zaman bırakın kuzu görünümlü sırtlanlar bu dünya metaından otlana dursun edepsizlere edep ehlince verilecektir biiznillah sabru metanet bizden inayet zatı akdesten sunuda söyleyeyim su asrın bir vazifeli zatıyla ugrasıyorlar tokatı elbet büyük olacak bunlar ilmi enaniyetle ortaya atılmış kişiler degil hatırlatayım vazife basındakiler uyanır insaallah zira akibet hüsran olma tehlikesi var en azından yardım etmiyorsanız küfür tarafına hizmet etmak ihtimali var bu da dinden irtidata sebeptir. okuyuculara ALLAH HAZRETLERİNDEN İSTİKAMET DİLİYORUM. SIRF DİN HAKKI İCİN İLİMÖ HAKKI İCİN BAHSE KONU OLAN TAHSİYE YAYINLARINI OKUYUN AKLI SELİM OLAN HER MUMİN EFKARI DEGİŞECEK EMİNİM.SELAMETLE

  27. LA HAVLE VELA KUVVETE İLLABİLLAHİLALİYYİL AZİM…HAK BATILI ZAİL EDİCİDİR. GÖRELİM MEVLA NEYLER NEYLERSE GÜZEL EYLER.

  28. amerikanın kucağına oturupta başkalarını amerikancılıkla itham etme gerçekten ilginç

  29. şerefsiz kendi menfatin doğrutulsunda dini alet edip miiletin kandırıyor FG

  30. Fetullah sonunda amacına ulaştı ve Ülkemızdekı kiliseleri falıyete geçirdi..Akdamar kilisesinde düymeye bastılar.Ak parti onun maşası olmuş,Ülkemızı felakete doğru sürüklüyorlar..Ak parti sayesınde 30 yıldır butun hain planlarını gerçeklestırdı Münafık fetullah..Allah belasını versın,

  31. Bu fetullah yuzunden milyonlarca Musluman dınden çıktı.

  32. ALLAHIN DİNİNİ BOZMAYA KİMSENİN HAKKI YOK KİM KAFİRLERLE DOSTLUK KURARSA ODA ONLARDANDIR AYETİ KERİME ALLAH SENİ BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN KAFİRLER İSTEMESEDE ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR

  33. molla muhammed doğan hakkında iftira yapmayınız bu zat kuran talebesidir ve kuran ve imandan başka bir gayesi yoktur

  34. Ebubekir Sifil – Milli Gazete
    mail@ebubekirsifil.com
    2010-04-03
    Bir mektup ve düşündürdükleri”Muhterem Hocam!

    “Bu mektubu size Tekirdağ Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nden yazıyorum.

    “22 Ocak 2010 Cuma günü sabah namazından önce benim ve sizin de tanıdığınız birçok arkadaşımın evi basılarak Vatan’daki Emniyet binasına getirildik. Burada hiç tanımadığımız veya hayatımızda bir kez karşılaştığımız birçok insanı İstanbul içinden veya dışından toplayıp getirmişlerdi.

    “Güya biz silahlı terör örgütü üyesiymişiz!

    “Halbuki bütün kamuoyu gibi siz de bilirsiniz ki, bizim terör ile işimiz olmaz. Bana göre bu olaya sebep olan şey, yayınevimizin neşrettiği kitaplardır. Çünkü hiç kimse Risale-i Nur’ların şerh edilmesini istemiyordu. (…)

    “… yapılan bu operasyonda bizimle beraber gözaltına alınan ve tutuklanan, kendisini hiç tanımadığım ve gözaltında iken anti-depresan ilaçlar kullandığını gözlemlediğim gariban bir şahsın annesine ait, kimsenin kullanmadığı bir evde yapılan aramada mahiyetini bilmediğim bazı mühimmatlar bulunmuş. (…)

    “Ayrıca televizyonda teşhir edilen silahlara gelince, 5 tanesi ruhsatlı olup, bir tanesi kuru-sıkı imiş; bir tanesi de tanımadığım bir şahsın dedesinden kalma eski bir ruhsatsız silah imiş. Kitaplar ise çeşitli yayınevlerinden çıkan bandrollü kitaplardır. Bıçaklar ise evimde bulunan bıçak koleksiyonumdan sadece birkaçıdır. (…)

    “Sonuç olarak, yaş ortalaması 52,5 olan 2 alim, 2 gazeteci-yazar, 1 öğretmen, 1 esnaf, 2 işadamı ve 2 garibandan oluşan (10 kişilik), dünyanın en yaşlı ve ciddi sağlık sorunları olan ve adı-sanı belirsiz, gülünç bir örgütün (!) mensupları olarak cezaevindeyiz…”

    Yukarıdaki satırlar, Tahşiye, Rahle, Cihangir isimli yayınevlerinin sahibi Mehmet Nuri Turan beyefendiye ait. O ve sözünü ettiği örgüt (!) üyeleri ile ilgili olarak medyada yer alan haberleri hatırlıyor olmalısınız. Ancak dinden, namustan, ahlaktan nasibini alamamış kimselerin işleyebileceği türden yüz kızartıcı fiiller ve o fiillere yakışan görüntüler…

    Konunun tekniği hakkında biraz bilgisi olanların pekala bildiği gibi, kamuoyunu “bilgilendirmeye” matuf olan haberle, “yönlendirmeye” matuf olan haber arasında, “doğru”yla “yalan” arasındaki kadar fark vardır. Sokaktaki insanın dikkatini çekmese de çoğu haber, yorumlanarak verilmek suretiyle bir tür “propaganda”ya dönüşmekte ve bu haliyle “kamuoyunu bilgilendirme” adı altında kitleler, “haberler” vasıtasıyla yönlendirilmektedir.

    Yaklaşık 2 buçuk aydan beri duruşmaya çıkarılmayı bekleyen söz konusu 10 kişinin bir kısmını tanıyorum. Benim gibi tanıyanlarının, onları, özellikle medyada isnad edilen suçlarla birlikte düşünemediklerini biliyorum.

    Mehmet Nuri bey mektubunda bir noktaya dikkat çekiyor: Yayınevlerinin neşrettiği kitaplar. Söz konusu kitaplarda Bediüzzaman merhumun bazı eserlerinin ve görüşlerinin şerh edildiğini biliyoruz. Her ne kadar yukarıda bir kısmını alıntıladığım mektupta Mehmet Nuri bey, Bediüzzaman merhumun eserlerinin şerh edilmesinin istenmediğini söylemiş olsa da, Risale-i Nur’larla şu veya bu şekilde ilgilenenler bir noktayı çok iyi biliyor: Yapılan işin adı “şerh” konmasa da, yıllardır onun eserleri ve görüşleri bir şekilde şerh ediliyor, yorumlanıyor ve hatta muhtelif “açılım”lara mesnet kılınıyor… Birden fazla Bediüzzaman ve Risale-i Nur yorumu söz konusu yani.

    Yargı safhasında bulunan bu mesele hakkında yargıyı etkileme ya da yönlendirme anlamına gelecek beyanlardan uzak durmak zorunda olduğumuz için şu aşamada fazla bir şey söylemek doğru değil. Yargının bu olay hakkında en doğru kararı vermesini umuyor ve bekliyoruz.

  35. bence çoğu kişi bu konularda yanılıyor…farklı din liderleriyle yapılan diyaloğun hiçbir sıkıntısı yok..belki o adamlara islam dini güzel bir sekilde anlatılıyordur..zaten halk islam ı iyi bilmiyor onun için bu diyaloglar bir fırsattır..fethullah gülen hocaefendiye yapılan eleştrileri doğru bulmuyorum….

  36. kesinlikle doğru söylüyor…onlar sadece dini kullanıyor ve islamı vahşet olarak tanıtıyorlar..ALLAH herseyi hakkıyla bilendir

  37. yav adi dinsiz kes lan sesini senin gibi yahudi ve hiristiyanı dost edenmediler şerefsiz amerikan
    kucağında oturmadılar.

  38. ALLAHın ayetini senin gibi inkar etmiyolar elinden gelse tevbe süresini çıkarcan kurandan onlar allah yolunda cihad eden kardeşlerimizdirler senin ALLAH resulu s.a.v min dediği gibi kıyamete kadar cihad devam edecek..

  39. belam sonun yakındır……

  40. sen kendine bk hoca afganistanda aslan gibi savaşan taliban gibi olabilirmisin ?

    11 eylül belgeleri yayınlandı yenidir bu cia içindeki 20 yıllık el kaide ajanı filmi izle gör adam nasıl cia fbı kandırmış .

    http://www.pressmedya.com/haber_detay.asp?haberID=3060

  41. dünyada okadar insanın senin tarafında oldugna saşırmıyorum..ahir zamanda bile peygamberimizin ümmetinin 70 de biri imanlı gidecekmiş..Allah senin sonunu bize apacık gostersin inşallah amiiiinn. o.ç.

  42. alahütala münafıkları hem dünyada hem ahirette rezil edecektir

  43. bir şom agızlının dedigi gibi 14 asır önce inen bir kitaba nazarlarını çevirecekler diyor 14 asır önce inen kurandır haşa kurandan sonra bir kitapmı indiki ona döneli yoksa kurandan önceki hükmü kalkan kitaplaramı elbette 14 asır önce inen kurana nazar edecegiz yüzümüzü kurana dönecegiz akıllı olan kurana döner kuranda akıl sahiplerine çok örnekler vardır

  44. BU ADAM NE ALİMDİR NEDE MÜSLÜMAN . HER ŞEY ORTADA, ONU SAVUNMAYA ÇALIŞMAYIN. ibnu selülden farkı yoktur. CEHENNEMLİKTİR.

  45. anlamsız yorumlardan kaçınalım- hak olacak elbet . böyle yaparak kinlerinizi ve birbirlerinizi kırmayı arttırıyorsunuz. ilmi amel için öğreniniz

  46. boşversene ulemaı-su sen yahudi hristiyan uşaklığısın senden muslulumanların enbüyük düşmanlarındasın hoca efendi

  47. yahu ben 14 yaşında bi gencim ben bile biliyorum gülenin…..olduğunu siz koca adam lar hala anlamadınızmı? bazıları korkudan söylemezler size söyliyeyim korkudan kimsye fayda gelmez!! muhammed hocamın da ellerinden öperim selametle..

  48. mucahicahitlere terör dunyadaki en aşağlık insan (hayvan) dır

  49. allah seni bildiğin gibi etsin senin sonunu düşünemiyorum sahtekar hak gelecek batıl gidecek artık biz uyandık allah senin cemaatındaki o alt tabayı kurtarsın onlar masum ama sen onları hep kandırıyorsun senin siman aynı yahudilerin siması sen zaten yahudisin amerikada ne işin var

  50. allah seni bildiğin gibi etsin senin sonunu düşünemiyorum sahtekar hak gelecek batıl gidecek artık biz uyandık allah senin cemaatındaki o alt tabayı kurtarsın onlar masum ama sen onları hep kandırıyorsun senin siman aynı yahudilerin siması sen zaten yahudisin amerikada ne işin var

    çook dğru tebrikler (y)

  51. hoca allah seni iyi etsin allah yolunda savaştığını kendi ağzınla söylüyorsun sonra da ona atııyorsun allah seni bildiği gibi etsin

  52. eyyyyy terörist diye masum insanları suçlayan zalimler ve bunu haber yapanlar
    Bu gün mısır suriye ve diğer islam ülkelerinin karışıklığını seyrederkn ne yapıyorunuz yüzünüz kızarıyor mu yaptığınız iftiralardan dolayı pişmanlık duyuyormusunuz 2 sene geçmeden söylediklri çıkmadımı iftiralarınız için tevbe edin aksi halde mahkem-i kübrayı bekleyin
    ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!!!

  53. eyyyyy terörist diye masum insanları suçlayan zalimler bu gün mısır suriye ve diğer islam ülkelerinin karışıklığını seyrederkn ne yapıyorunuz yüzünüz kızarıyor mu yaptığınız iftiralardan dolayı pişmanlık duyuyormusunuz 2 sene geçmeden söylediklri çıkmadımı iftiralarınız için tevbe edin aksi halde mahkem-i kübrayı bekleyin
    ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!!!

  54. tahşiyeciler ne mal olduklarını yazdıkları yorumlardan belli ediyorlar.Yok zülfikar hocaefendiyi kesecekmişte onun yolundan gidenlere gününü gösterecekmişte şinanay yavrum şinanay.Hulusi abinin dizinin dibinde yetişen nur talebeleri sahtekar da bir tek molla doğan dürzüsümü düzgünmüş.Klasik Amerikaya küfredip onun emelleri doğrultusunda hayatlarını 3-5 kuruşa satan hainler Nihat Genç bir uçta bunlar Haydar başlar bir uçta sahtekar satılıklar.

  55. donun düstü hoca efendii

  56. gün gedi devran döndü sapta döndü keserde döndü. yaptığınız kumpas başınıza geçecek, inşalah halis niyeti samimi insanlar bundan zara görmez. lakin sizin ne adar kirli bir örgüt olduğunuz ayyuka çıktı. untmayın birde mahkeme-i kübra var ….

  57. eee o kadar mazlumun ahı yeri göğü titretir amerikan uşağı zaman geldi
    topladığın zekatları kime verdin,
    baş örtüsü teferruat mı demiştin.
    otoritemi izin mi,
    ihh terör örgütlerine yardım mı ediyor,
    müslümanlar selam terör örgütü üyesimiydiler.
    ya o ananaslar.
    yada tesbihler,
    turkce olimpiyatlarına peygamberimizi (sav) utanmadan getirmeler,
    tweter iki kat artsınmı ?,
    diyalog mu demiştin kimle anlamadık,
    daha neler neler …………………….
    istersen daha hatırlatırım.

    iki cihanda hesabın zor olacak

  58. bu sohbet çıktııktan sonra yanlış hatırlamıyorsam erzincandaydı öğrenci evlerine silah koyup sahte öğrenci evleri acıp örgütsel kitap silah koyup baskın yapıp bakın fg cemaati de terör örgütü demek için çalışmışlardı bununla alakalı diye hatırlıyorum nasıl çarpıtıldıysa

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: